Temiz Magazin
06 Mayıs 2026

27 yıllık tecrübesiyle Seyhan ERDAĞ yönetiminde sadece Temiz Magazin!

"6 yaşında tacize uğradım" dedi ama, o cümleler daha da acı çıktı! Yeşim Ceren Bozoğlu'nun itirafı bakalım nerelere gidecek?

Gündem
21 Ekim 2018
"6 yaşında tacize uğradım" dedi ama, o cümleler daha da acı çıktı! Yeşim Ceren Bozoğlu'nun itirafı bakalım nerelere gidecek?

Oyuncu Yeşim Ceren Bozoğlu, bugün sosyal medya hesabından, çocukken yaşadığı taciz olayını ilk kez anlattı.

Oyuncuya destek mesajları da geldi, eleştiri mesajları da... 

Bu tacizi durup dururken, hiçbir yere bağlamaksızın çıkıp yazmasının "reklam" olduğunu söyleyenler de oldu, taciz acısı anlatırken kullandığı fotoğrafı da eleştiren pek çok kişi oldu. 

Yaşadığına "taciz" diyen Yeşim Ceren Bozoğlu'nun "6 yaşındadır.Başına gelen olayın bir şekilde, anne olmak ve bebek sahibi olmakla alakalı olduğunu da bilir.Ailesindeki ve çevresindeki herkes ona böyle bir şeyin, onun yaşında olmasının mümkün olmadığını söylemesine rağmen ikna olmaz.3 sene boyunca her gece ağlayarak dua eder:”Allah’ım nolur lütfen bebeğim olmasın, ben daha kendim bebeğim, çok küçüğüm, nolur Allahım nolur bebeğim olmasın...” diye.Başına gelenleri kendi suçu zanneder.Öyle ya, o kötü bir kız olmasa, bunlar neden onun başına gelmiş olabilir ki?" cümleleri ise pek çok kişiye olayın "taciz" değil, "tecavüz" olduğunu düşündürdü. 

Yeşim Ceren Bozoğlu'nun böyle bir olayı ortaya çıkarmasından sonra, bu kişinin hak ettiği cezayı alması için emniyete başvurmasını, hatta savcılığın harekete geçip bu konuya el atmasını bekliyoruz. 

  

İŞTE BOZOĞLU'NUN O CÜMLELERİ:

Fotoğrafta ne görüyorsunuz?Güzel bir kadın mı?Havalı bir elbise mi?Güzel
saçlar ve makyaj mı?
Benim için bunların ötesinde bir anlamı var bu fotoğrafın.Müsadenizle anlatayım:
Yaralı çirkin ördek yavrusunun, sağlıklı ve güçlü bir kuğuya dönüşme hikayesi bu fotoğraf; benim hiç anlatmadığım hikayem:
Çocukluk döneminde çok küçük yaşta cinsel tacize uğrayan kız çocuğu çok ağlar.Çok korkmuştur.Başına gelenin ne olduğunu tam bilemese de, bir şeylerin çok yanlış olduğunun ve büyük bir tehlikeden sağ çıktığının farkındadır...6 yaşındadır.Başına gelen olayın bir şekilde, anne olmak ve bebek sahibi olmakla alakalı olduğunu da bilir.Ailesindeki ve çevresindeki herkes ona böyle bir şeyin, onun yaşında olmasının mümkün olmadığını söylemesine rağmen ikna olmaz.3 sene boyunca her gece ağlayarak dua eder:”Allah’ım nolur lütfen bebeğim olmasın, ben daha kendim bebeğim, çok küçüğüm, nolur Allahım nolur bebeğim olmasın...” diye.Başına gelenleri kendi suçu zanneder.Öyle ya, o kötü bir kız olmasa, bunlar neden onun başına gelmiş olabilir ki?

 

Dehşet ve kabus dolu üç yılın ardından, farkında olmadan bir karar verir:”Kız çocuğu” olmak tehlikelidir, kızların başına, kız oldukları için kötü şeyler gelebilir, “erkek çocuklar” ise ona göre, daha güçlüdür.Abileri gibi...
Yavaş yavaş eteklerden ziyade abilerinin pantolonlarını giymeye başlar.Onları taklit eder, onlar gibi güçlü olmak ister...
Büyüdükçe farkında olmaksızın erkeksi davranışla ve güçle kendini koruyabildiğini görür.Kadınsı olan herşeyi küçümser.Saç makyaj güzellik onun için hava cıvadır.O beyni, yetenekleri ve karakteriyle sevilmek ve saygı görmek ister.
Yıllar yılları kovalarken o içindeki küçük yaralı kız çocuğunu ve narin kadını bir kafese kapatır üstlerine duvarlar örer.Seslerini duymamak için de zihninde şahane bahaneler üretir.Ta ki atılan bir şevkat tokadı ile kalbindeki ve içindeki tüm duvarlar parçalanana kadar...
Bu hikayeyi konuşabilmem çok uzun zamanımı aldı.Çok uzun yıllar o acıyı yok saydım...Sonra yavaş yavaş içtenlikle yapılan her kadın sohbetinde yalnız olmadığımı gördüm.Çocuk yaşta tacize uğrayan bir çok kız kardeşim benzer stratejiler geliştirmiş hayatta kalmak ve başa çıkabilmek için.

Benim için kendi içimdeki hapishaneden o küçük kızı ve o zarif kadını kurtarma operasyonum, hayatın karşısındaki incinebilirliğimi savunmasızlığımı kabul ederek başladı. Acıyı kabul ettiğimde ve direnmekten vazgeçtiğimde içimde başka bir güç buldum. Stratejiyle, akıl veya yetenekle elde ettiğim güce hiç benzemiyordu ama bu güç... Kaynağı zekâ değil kalpti çünkü...

Artık kadın olmaya hakkım var.

Artık “güzel” bir kadın olmaya da hakkım var.

Artık içimdeki küçük kız çocuğunu avutabilir ve onu koruyabilirim.

Çünkü artık -şükürler olsun ki- asıl gücüm aklımdan değil, kalbimden geliyor...

Güzel kız kardeşim, canım hemşirem:

Acını kabul et ve içinden geç o cehennemin, bil ki senin suçun değildi, bil ki sana o şiddeti yaşatandan çok çok daha güçlüsün, devam edebildiğin ve hayatta kaldığın için.

Ve bil ki en büyük acın, en güzel en büyük gücün olabilir. Eğer istersen...

Kalbi kanamış bütün kız çocuklarının gözlerinden öperim...