Eski basın danışmanı, imaj-maker ve yaşam koçu Nermin Çebi; İkinci kitabı olan "1KİŞİLİK DEV KADRO" yu piyasaya çıkardı...
Yazar; hayatından kesitlerin yer aldığı ve birlikte çalıştığı sanatçıların ilginç yaşanmışlıklarının yer aldığı bir kitaba imza attı
Ceri, duygularını şöyle anlattı:
HAYATIMI ANLATTIĞIM KİTABIMLA 10 YIL ARADAN SONRA TEKRAR SİZLERLEYİM.
BASIN DANIŞMANLIĞIMIN VE FOTOĞRAFÇILIĞIMIN YANI SIRA YILLARDIR TAM OLARAK ANLAMLANDIRILAMADIĞINI DÜŞÜNDÜĞÜM “İMAJ” MUAMMASINA DA BU VESİLEYLE SON NOKTAYI KOYMAK İSTEDİM!
BANA GÖRE İMAJ: “RUHUN AMBALAJLANMIŞ HALİ”DİR. RUHUN, KARAKTERLE ÖRTÜŞTÜĞÜNDE, UZUN ÖMÜRLÜ BİLİNİRLİK SEBEBİYLE YENİDEN DOĞUŞUDUR. GERÇEK İMAJ, BİR GÜNLÜK YA DA BİR KLİPLİK DEĞİL “ÖMÜRLÜK” OLANDIR.
BEN, HAYAT VERDİĞİM İMAJLARIYLA ÇALIŞTIĞIM SANATÇILARI HERKESLE “TEK TİP” OLMAKTAN ÇIKARMA ÇALIŞMASI YAPTIM ASLINDA. HÂLÂ ÇÖZÜLEMEYEN DE BU OLDU YILLARCA.
BİRÇOK HAYAT YAŞADIM BİLİNMEYENLERİMLE DOPDOLU GEÇEN; BİR ÖMRE SIĞDIRDIM HEPSİNİ. KİTABIMI OKUDUĞUNUZDA NE DEMEK İSTEDİĞİMİ ÇOK RAHAT ANLAYACAKSINIZ... KALEME ALINASI BİR HAYATTI BENİMKİSİ. BENİ ÇOK İYİ TANIYANLARINIZIN DAHİ BİLMEDİĞİ YAŞANMIŞLIKLARIM VARDI, PAYLAŞMAM GEREKEN.

1 Kişilik Dev Kadro ismiyle rahatlıkla eşleşen bir hayat benimkisi...
O ZAMAN HAYATIMI OKUMAYA HOŞ GELDİNİZ!
Geri dönüşümün bir anlamı ve bir hatırlatması olmalıydı. 10 yıl önce bıraktığım noktada Basın Bültenlerimi nasıl yazdıysam bugün de aynı şekilde yazdım; geçen zaman ve teknolojiye inat. Çünkü 10 yıl öncesinin ruhuyla devam etmek istiyorum hiç bırakmamışçasına ve aynı AŞK’la...
O günlerde ben, sizlerle tecrübelenirken, beraber büyüdük ve harika işlere imzalar attık. Sizler olmasaydınız ben sanatçılarımın varlıklarını, albümlerini ve seslerini duyuramazdım. Hep saygı ve sevgiyle yaklaştık birbirimize. İşimizin hata kabul etmeyen trafiğinde de karşılıklı anlayışlı olduk. Haftanın en az iki günü hep sizleri gazetede ziyaret ettim ve karşılıklı, keyifle içilen kahvelerimiz eşliğinde sohbet ederek paylaştım bültenlerimi. Zarflarını kargo ile yollayan bir basın danışmanı olmadım. Aslaaaa!

Mecburi ara nedeniyle bırakmak zorunda kaldığım dönemde yeni nesli izlerken çok üzüldüm. Biz onca imkân eksikliğine rağmen (bir faks ve şirket telefonlarımızla) olamayacak işleri dahi oldurduğumuzu anladım. Ne kıymetli günlermiş o günler meğerse...
Kendilerine “Basın Danışmanı” diyen insanların saygı eksikliklerine, rahat tavırlarına, sanatçılarının iki adım gerisinde yürüyecekken önlerinde koşuyor olmalarına şaşkınlıkla baka kaldım. Bu böyle olmaz dedim ve tecrübelerimi paylaşmaya karar verdim. Bu işin sadece sanatçının çantasını taşımaktan ibaret olmadığını, fikir üretmeden, sanatçıya kalıcı bir değer katmadan bu işin sanatçıya zarar vereceğini anlatmam gerekiyordu. Bu mesleğin kolay para kazanma yolu olmadığını, bu hayatın da bir bedele mal olduğunu anlatmak istedim.
VE BU UĞURDA HAYATIMDA KANSERLE BİR DANS MOLASI DAHİ VERDİM.
“KANSER GELDİ, GÜNÜNÜ GÖSTERDİM VE ONU YENDİM!!!”
2008 YILINDA, YOĞUN İŞ HAYATIMDAKİ STRESLER BANA KATMA DEĞER OLARAK MEME KANSERİYLE BİRLİKTE ELELE GERİ DÖNMÜŞTÜ. NİHAYETİNDE ERKEN TEŞHİS HAYATIMI KURTARMIŞTI. ANCAK BENİ SAĞLIĞIMLA İŞİM ARASINDA BİR KARAR VERME NOKTASINA GETİRDİ...
BİR TARAFTA ÖLÜMÜNE SEVDİĞİM İŞİM, DİĞER TARAFTA İSE SONU ÖLÜM OLABİLECEK BİR HASTALIK GERÇEĞİ.
Bana gösterilen sarı kartı gayet ciddiye alarak ve “Önce Canan” diyerek yoluma devam edişimi “Önce Can”la değiştirdim. Artık önce “BEN” deme zamanım gelmişti.
KANSER HAYATIMA O KADAR FARKLI BİR BOYUT KATMIŞTI Kİ;
ASLINDA BU KATKIDAN ONUN BİLE HABERİ OLMADI. BEN ÜSTÜNE ÜSTLÜK BİR DE HEDİYE KAPTIM KENDİSİNDEN.
O BENDEN HİÇBİR ŞEY ALAMAMIŞTI AMA ALAN VE KAZANAN BEN OLMUŞTUM.
Hiç bir zaman benim HAYATIMA dair derin bir bilgi sahibi değildiniz..
Hayatımı yazmak istememin bir diğer nedenine gelince: Yol gösterici olabilmek adına yaşadıklarımı belgelemek istedim. Ben işe başladığımda kimseler beni uyarmadığı için olacaklara karşı gardımı alamadığımdan mütevellit finalde çok ağır bedeller ödedim.
Tecrübe paylaşılmak için öğrenilir. Paylaşılmalıdır da. Yoksa ne anlamı kalır ki onca bilginin.
Ben işimi yaparken hep sanatçımla basın arasında tam orta noktada durmaya çalıştım. İki tarafın da isteklerine hizmet ettim. Sorun çözücü oldum. İki tarafında mutluluğu her daim benim önceliğim oldu... Hiç bir zaman tek tarafa hizmet etmedim. Yanlış anlaşıldığım zamanlar da oldu. Otobiyografimi yazarken, yaşadıklarımı anılarla süsledim. Okuyacağınız her satır yaşandı. Yazılabilecek şeyleri yazdım. Yazılamayacak olanları zaten yazmadım zira onlar benimle sonsuza intikal edecekler. Zevkle okumanızı diliyorum.
Hatam olduysa özrümle.
Kitabımın iki sebepten dolayı yoğun kitlelere ulaşmasını arzu ediyorum:
Birincisi, Arşivsel anlamda otobiyografi olarak yaşanmış bir hayatla gerçeklere hizmet ettiği, ikinci sebebi ise gelirinin KANSERLE DANS DERNEĞİ’ne kalacak olması... Aynı savaşı verdiğim hastalara el uzatabiliyor olma duygusunun hazzından.